Archive for the 'Havadan Sudan' Category

Ankara Yolcusu Kalmasın…

Üniversite ortamlarında en sevilen şeylerden birisi yapılan gezilerdir. Eee kaç kere üniversiteli olacağız dimi yani gezelim eğlenelim mantığı.

- Bu sene son senem kardeşim kesin geziyoruz..

- Abi üniversite bitti biz bi gezi yapamadık bi organizasyon mu yapsak?

- Kanka yaaa hadi bi istanbul yapalim haftasonu vs vs

Ben de bunları dememek yani geç kalmamak için birinci sınıftan beri gezi fırsatı oldumu değerlendirenlerdenim. Hatta gezisi olacağı için Hücre Kültürü dersini seçtim diyebilirim. Ve o büyük gün geldi yarın akşam 19:00′ da Ankara’ya doğru PRENSES ( burası kocaman bir soru işareti ) – yanlış anlaşılma olmasın otobüs markasıymış kendisi – ile yola çıkıyoruz.

Muhtemelen gezi boyunca yani pazar hatta pazartesi gününe kadar msnde erişilemez durumda olma, bilgisayardan kopuk olma ( Serkan laptopu getirrrrrrrrrr :) )  gibi yanetkiler görülebilir. İhtiyaç halinde cep telefonunu kullanmanız şiddetle tavsiye edilir. Beklenmeyen bir etki görüldüğünde lütfen doktorunuza başvurunuz. ( Tam prospektüs olsun umarım doğru yazmışımdır prospektüs diye biliyorum :) )

Ankara izlenimlerini ve gezinin amacını, ayrıntılarını dönüşte sizlerle paylaşacağım. Bu bir bilimsel gezidir. Boş geziler yapmıyoruz…

Kısa Bir Mola’nın Ardından

Bir kaç günlük yazı bombardımanımın ardından uzuuuun ve dersin bir sessizliğe çekildim. Malum üniversiteliyiz ve öğrenciliğin hakkını vererek yaşıyoruz. Okul zamanı gezeriz vize zamanı da ertesi gün hangi sınav varsa ona saatlerce çalışmaya çalışarak sınava gireriz. Bu taktikle şimdiye kadar çalıştığım derslerin hepsinden geçtim. Eee bi tutum oluşturmuşuz şimdi düzeni bozmak olur mu? Verdim kendimi derslere. Sonuçları çok yakında görürüz. Peki bu kısa tatilde neler oldu? Genelde Serkan’la birlikte kararlar aldık sonra o kararları bozduk ( her zamanki gibi ) anlayacağınız elde var sıfır. Haa tabi birde dün akşam tiyatroya gittik. İşte son 1 haftanın en güzel anları onlardı diyebilirm. Gittiğimiz oyun daha önce şurada bahsettiğim Düğün Ya da Davul adlı oyundu. Evet 2. kez izledim. Ama bir daha fırsatım olsun gene izlerim. Hatta dün bizi -hatta Serkan’ı ayrı tutalım çünkü o çok şaşırdı- şaşırtan bir olay oldu. Tiyatro tıklım tıklım doluydu, biz en arkaya koyulan sandalyelerde ( daha çok minübüs koltuğunu andırıyordu uzun falan oluyor ya ondan ) izledik oyunu. Eee canım Trabzon halkı tiyatroya önem veriyormuş da benim haberim yokmuş. Gururlandım vallahi.

Uzun lafın kısası ders aramız bitti, zaman bilgilenme, gezme eğlenme zamanı. Bloglamayı unutmadan… :)

MasaÜstü???

Son zamanlarda bazı mimler ortalıkta dolaşmakta bunlardan biri de benim değimimle masaüstünü göster kampanyası. Eee madem kimse beni mimlemiyor bende kendi kendime yazarım değil mi. Hemde yazımda beni mimlemeyen değerli dostlarıma da teşekkür ederim. ( tabii biri mimlese kimseyi mimleyemeyecek olduğumun bende farkındayım ) ben 2 masa üstünü bi arada sunayım dedim. hem bilgisayarımın hemde çalışma masamın üstünü fotoğrafladım. hatta çalışma masamın 10 gün önce ki halii ve bu günkü halini karşılaştırma fırsatını da bulmuş oldum. Gelin görelim…

Önce Desktop:

Desktop

Masa 10 gün önce:

ilk

Masa 5 dakika önce:

Son

yorum sizin :)

Blogumu Güncelle(yeme)dim

Bir süredir blogumu güncellemek ve güncellememek arasında düşünüyordum. Sonunda kendime güvenimi kazandım ve yapmaya karar verdim. Bu benim ilk güncellemem olacaktı :)   Wordpress Türkiye web sitesine girip yeni versiyonu bilgisayarıma indirdim. ReadME dosyasını okudum ve hemen işe koyuldum. Tabii ki bir eksikle. Silmemem gereken wp-config.php dosyasını da sildim. Aslında yapılması gereken basitti :

  • Ana dizindeki wp-config.php dosyası ve wp-contents klasörü bırakılacak geriye kalan dosyalar (eğer temanız ana dizine herhangi bir resim , dosya koyuyorsa bu dosyalar hariç)  silinecekti.
  • Yeni dosyalar eskilerinin yerine yüklenecekti.
  • Blogadresiniz/wp-admin/upgrade.php linki browserinize yazılıp girilecekti.
  • Geriye kalan sadece ileri yazılarına tıklamak.

Benim yaptığım hata sonucu benden tekrar wp-config.php oluşturmam gerektiği yazısı geldi. Gerekli alanlara veritabanı bilgilerimi girdim ardından kuruluma girmeden tekrar …/upgrade.php yazarak gittim. Ve böylece güncellemeyi bitirdim. Ama bu seferde bir php dosyasında ki foreach() kodundan dolayı ve birde Türkçe karakter sorunu yaşadım. Tabii unutmadan bir de wp-admin bölümüne giriş yasaklanmıştı.

Sistemi geri yükleyerek  1 gece önceki haline almak gibi parlak bir fikir geldi aklıma. Ama hiçbir dosyanın yedeğini almamış olmamın sorun yaratacağını düşünmemiştim. Hem hosting firmasının işi ne alıyordur yedekleri diye düşündüm. Aslında şanslıyım ki istediğim gibi de çıktı. Sorunu bildirmemizden yaklaşık 3 dakika içinde sistemin 1 gün öncesine güncellendiği mailini DreamHost yetkilisinden aldık.

Bir süre sonra Serkan beni tekrar 2. bir deneme ile blog güncellemesi yapmaya ikna etti. Bu sefer adım adım beraber yapacaktık. Tabii önce hertürlü dosyamın yedeğini aldım. Hatta WordPress son sürümünü tekrar indirdim. Dosyaları dikkatlice silmekteye sıra gelince bazı klasörlerdeki dosyaların silinemediğini gördüm. Klasör isimleri değiştirilebiliyordu ama hiçbir dosya üzerinde oynama yapılamıyordu. Bir süre sonra bunun sistemi 1 gün öncesine alırken “root” olarak yapıldığını bu yüzden dosya izinlerinin değiştirilemediğini yine Serkan sayesinde anladık. Ben ise sürekli “Hesabımız askıya alınmış” diyip duruyordum. DreamHost’un çalışanlarıyla bir iki mailden sonra bu sorunuda çözdük ve artık güncellenmiş blogumla yola devam ediyorum.

Bu süreç içerisinde bazı arkadaşlarımızın yorumları silinmiş bundan dolayıda üzgün olduğumu belirtmek isterim.

Blogunu güncellemeyi düşünen arkadaşlara da ReadME dosyalarını iyice okumalarını tavsiye ederim, benim gibi yapmayın. :) Yukarıda kısaca bahsettim yapılması gerekenlerden yani sadece o 4 madde gözünüzde fazla büyütmeyin.

Ve hala hosting firması hakkında kafasında şüphe olanlar ücret konusuna yorum yapamam ama hizmet konusunda DreamHost’a kefil olduğumu söylemek isterim. Teşekkürler DreamHost.

Bi Duş Alıp Çıkacaktık

Saat 00:01 ve şuan itibariyle 1 Ağustos gününe girmiş bulunmaktayız. Bu yeni ay umarım ülkemize bol yağmur getirir. ( bu iş belki tatil yöresindeki otel sahiplerini üzebilir ama barajların dolması onların cebinin dolmasından daha önemli enazından benim için )

Bu temennilerimin yanında şu anda tek bildiğim Ankara ilimize bu ay çok mutluluk getirerek başlamadı. Bunun nedeni de Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin almış olduğu karar. Bu karar doğrultusunda 1-4 Ağustos tarihlerinde 2 şer günlük olmak üzere Ankara’da sular kesilecek. Koskoca 48 saat boyunca 1 damla su bile akmayacak evlerde.

Biraz düşünelim küresel ısınma var, barajlarımızın doluluk oranı sürekli azalışta, halkın su israfı önlenmeli. Peki bunlara karşılık verilecek cevap “haberiniz olsun size haftaya 2 gün su yok” mudur? Bu halkı daha çok su israfına iter mi itmez mi ? Hangi aklı başında insana suyunun kesileceği söylense ilk yapacağı bulduğu tüm kap, çanak, çömlek ne varsa su ile doldurmak olacaktır. Ve belkide ( ki büyük ihtimalle ) kullanacağından fazlasını alacaktır. Ki yapılan açıklamaya göre bu olay ya yağmur yağana ya da planlanan proje doğrultusunda Ankara’ya su gelene ( 6 aycık kaldı ) kadar sürecek. Yazımın başlığında belirttiğim replik için tam sırası: “Pardon biz bi duş alıp çıkacaktık yarında siz gelirsiniz ödeşiriz”, ” kardeş çay suyu koyacağızda 1 çaydanlık su verirmisiniz” gibi binlerce replik yaşanması olası…

Büyükşehirlerimizden bir diğerinde ise bu konuda yapılan açıklamalar, kampanyalar çok olumlu. İnsanların su tüketimini azaltması konusunda uyarılar yapılıyor. Onlara bu konunun önemi anlatılıyor böylece bilinçli toplum olarak bu sorunun önüne geçilmeye çalışılıyor. Bu uygulamasından dolayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanını takdir ediyorum. ( yaptığı bazı başka uygulamalarda onaylamasak da, bu gerçekten takdire şayan bir durum )

Ve son dileğim ; Yağdır Mevla’m Suuuuuuuuuuuuuuu

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »