Archive for the 'Kişisel' Category

Kitap vermeyen kütüphane

Bence Türkiye’de okunabilecek en güzel kampüse sahip üniversitelerden biri olan güzel üniversitem Karadeniz Teknik Üniversitesi kütüphanesinden bahsetmek istiyorum. Bir çok kitabı bulabileceğiniz ve arşiv olarak ülkemizde üst sıralarda yer alan bir kütüphanedir. Son 2 yıldır yenileme çalışmaları yüzünden biraz dert yaşasak da, havaalanının hemen karşısında olduğu için inen ve kalkan uçakların sesleri rahatsız etse de kaynak olarak gerçekten çok zengin.

Peki bu kadar güzel bir kütüphane için neden kitap vermeyen kütüphane diye bir başlık attım? Geçen hafta Trabzon’da satılmayan ve bildiğim kadarıyla Türkçe ilk ve tek kaynak olan Mustafa Başer’in Python kitabını almak için kütüphaneye yolum düştü. Kütüphaneye girmeden her yaz olduğu gibi bu yaz da tadilatta olduğunu anlamak mümkündü. Çünkü kütüphanenin içi mavi renge bürünmüş şekilde parlıyordu. Bunun nedenini tekrar arkadaşlarımın yanına döndüğümde öğrendim. Çatıya mavi branda gerilmiş… Herneyse benim amacım o kitabı almaktı ve kitabı almadan gitmeye niyetim yoktu. Bilgisayarların olduğu bölüm tadilatta olduğu için gerekirse tüm rafları tek tek arayacaktım. İçeri adımımı attım ve görevlilerden bir ses geldi. “Kitap almaya mı geldiniz?” – “Şey evet.” – “Sistembozuk kitap veremiyoruz” – “Şey peki ne zaman kitap alabilirim?”  -  “Hele bi okul açılsın.”

Okulun açılmasını bekleyecek kadar vaktim olduğunu düşünsem zaten orada olmazdım. Kütüphanenin bakıma alınmasına tabi bir lafım yok çünkü böyle mekanları daha güzel şekle getirmek gerektiğini düşünüyorum bende. Ama bir kütüphanenin kitap takip sisteminin çalışmamasını anlayamıyorum. Acaba gelen ben değil de bir akademisyen olsaydı ve kitaba gerçekten ihtiyacı olsaydı sonuç aynı mı olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Ve korktuğum cevap hayır birşey değişmezdi denme ihtimali. Bir düşünün araştırmanızın ortasında bir kitaba ihtiyacınız oldu ve bu kitap kütüphanede. Alıp bir kaç gün belki bir kaç hafta elinizde tutmanız gerekiyor (Akademisyenler öğrenciler gibi sadece 15günlük almıyor kitapları daha uzun bir süre hakları var -keşke bizimde olsa-).

Ne diyelim enazından şanslıydım ki kitaba anında ihtiyacım yoktu ve kitabı kitapturk sitesinde bulabildim…

Nerelerdeydim???

Bilmiyorum merak eden olmuşmudur ama 2 hazirandan beri hiç sesim soluğum çıkmıyor. Elimden geldiğince nerelerde olduğumu ve neden yazamadığımı anlatmak istedim.

Bu sene laboratuar sınavlarımızı haziran ayının başında olduk ve hemen ardından finallerle boğuştuk. Finallerin ardından da KTÜ’de 19. Ulusal Biyoloji Kongresi’ne katıldım. Kongrenin de dün bitmesiyle biraz nefes alacağımı düşünüyordum. Fakat Organik Kimya adlı güzel dersten 3. kez kaldığım için hayallerimi 1 hafta daha ertelemek zorunda kaldım. Şimdilik 3 temmuzdaki bütünleme sınavından 61 alıp bu dersten kurtulmayı ümit etmekteyim.

Her yaz olduğu gibi bu yaz da yeni bir proje , yeni düşünceler ile başlayacak gibi görünüyor. Bilgisayar tabanlı projeler için 1 aylık dinlenme peryodu geçireceğim ve döndüğümde bir çok şeye belkide sıfırdan başlayacağım. Bu bir aylık tatilde programlama geleceğim açısından düşünme fırsatı bulacağımı sanıyorum. Şimdiden söylemekde yarar var temmuz ayında yine ortalıkta olmayacağım gibi görünüyor o yüzden haber alamayanların merak etmemesi rica olunur.

Ağustos ise benim için büyük adımların atılacağı ay olarak belirlenmiş durumda. Hem programlama yönünde hem biyoloji açısından hemde ikisini birden yürüteceğimİZ yeni adımların atılacağı bir ay olacak. Ve inşallah yaz sonunda çok güzel haberleri sizlerle paylaşıyor olacağım.

Yazıya son vermeden Blog yaşamındaki 1. yılını deviren Altan‘ı kutluyorum ve Biyoloji Kongresi hakkında bilgilenmek isteyenlerin serkan’ın yazılarına bir göz atmasını tavsiye ediyorum.

Şimdilik benden bu kadar. Aslında tatile gitmeden yeniden birşeyler yazabilirim diye düşünüyorum ama kimbilir…

Temiz Hava Sahası

Bu sitede sigara içmek yasaktır. İçenler 62YTL para cezasına çarptırılacaktır.

Başlıktan da anlaşılacağı üzere yurdumuzda artık sigara içme yasakları arttı. Tiryakilerin hoşuna gitmesede pasif içiciler için bayram olduğu söylenebilir. Bende kendimce destekte bulunmak istedim. Hazırlanmış olan ilanlardan bir derleme ile sitem için ilan tasarladım. İşte burada:

Havanı Koru

Hayatın içinden

Dün gece tüm Türkiyenin gözü Galatasaray Fenerbahçe derbisindeydi. Dünyanın en önemli derbileri arasında gösterilen bu derbi müsabakasına oynanan futboldan çok hakem damgasını vurdu. Buradan şu niye atıldı bak şu terbiyesiz hakeme gibi sözler söylemek için yazmıyorum bu yazıyı. Hatta zaten ilk defa spor ile ilgili bir yazı yazıyorum. Bunu yazmamda bazı nedenler var.

Mesela genellikle her yorumcu şunları söylüyor; Luganonun ilk sarı kartı yanlıştı. Hakem
maçı katletmiş oldu o kartla o kart yüzünden Lugano atıldı. Benim burda sormak istediğim ise şu. Neden Lugano gibi Türkiyenin en büyük klüplerinden birinde oynayan futbolcu karşılığının sarı kart olduğunu bile bile, üstelik hali hazırda gördüğü bir sarı kart
varken bana göre ÇOCUKÇA bir hareket ( hakeme gözlük işareti ) yapıyor. Sonra da kartı gördüğü için hakeme saldırıyor. Ben bunu anlamıyorum. Böylesine basit bir hatayı yap sonra hakeme saldır hatta seni sakinleştirmek için uğraşan arkadaşlarına bile sinirli tavırlar ile agresif hareketler yapıyorsun.

Gelelim bir başka kırmızı karta. Gökhan kırmızı kart görüyor. Yorumcularımız: “Yaa bu
ne biçim top toplayıcıdır sahada top var adama top atıyor ben olsam bende almam kardeşim eğilirim geçer” diyor hatta kimisi acaba Gökhanın yüzüne gelebilirmiydi o top diyor. Bu konuda izlediğim yorumculardan sadece bir tanesi benimle aynı düşüncedeydi. O da Hakan Ünsal. Tabi denilebilir ki o da Galatasaraylı sende. Ama önemli olan görüntülere bakmak.
O ilk top sahada iken Gökhan top toplayıcıya eliyle top at işareti yapıyor ama atılan topu
almıyor. Maç sonrasında Ümit Kayıhan ve Hakan Ünsal ile birlikte tartışılırken bu görüntü defalarca oynatıldı.

Bakmak ile görmek aynı şey değil derler ya sanırım bu maçta böyle oldu ve bizim medya
görmektense bakmayı tercih etti. Volkan Lincoln olayına bir yorum yapamıyorum. Çünkü çok garip açıklamalar geliyor. Mesela Volkan bana ana, kardeş, kızarkadaş İngilizce küfür etti diyor. Lincoln Lig tv muhabirine konuşmama kulüp izin vermiyor ama ben küfür etmedim yanımızda Barış vardı isterseniz sorun diyor. Barış anneye küfür diye bir şey yok diyor. Ve bugün Lincoln Galatasarayın resmi sitesinde ben İngilizce bilmiyorum ki diyor. Ama bu ikilinin kartlarının doğru olduğunu düşünüyorum.

Bu yorumlarımı okuyupta hakem iyi yönetti dediğim düşünülmesin. Belki bu ortamı hazırlayan hakemdi. Ben sadece bu olaylar ve yorumcuların yorumları hakkında düşüncemi belirttim. Ben de herkes gibi hakemin kötü bir yönetim içinde olduğunu düşünüyorum.

KTÜ Ders Seçim Olimpiyatları 2008

Yeni dönemin başlamasına bir hafta gibi kısa bir süre kaldı. Bugün bütün KTÜ öğrencileri gibi benim için de önemli bir gün çünkü ders kayıtlarımızı yap(A)mıyoruz. Daha önceki yıllarda olduğu gibi saat 13.00 da başlayacak olduğunu düşündüğümüz için erken kalkmak gibi bir stres içinde olmadık çoğumuz. Hatta internete girdiğimizde ders kayıtlarının 13.30 da başlayacak olduğunu görüp biraz daha rahatladığımız söylenebilir.


Tabi hepsi buraya kadar. Buradan sonra bu rahatlık yerini strese verdi. 13.30 a kalan dakikaları saymakla başladık işe daha sonra “ee süre doldu site nerde” soruları havada uçuştu. Nihayet sitenin öğrenci numarası ve şifre girme yeri geldi ve içimizden “işte buu tamam hallettim yapıyorum hemen” gibi sevinç nidaları attık. Ama iş bu kadar basit değildi daha önümüzde açılması gereken 3 parçaya bölünmüş bir seçim sayfası vardı. Ve ardından da bu seçim sayfasını onayladığımızda kaydınız tamamlanmıştır yazısını görmemiz gerekiyordu.


Zar zor son aşama hariç yapmayı başardım. Yani kayıt sayfasına girdim şifre ve numaramı yazdım, 3 parçalı sayfa geldi, ders seçimlerimi yaptım, kaydet butonuna bastım. Ve ne göreyim karşımda garip bir sayfa. Sürekli yazılar efenim apacheymiş bilmemneymiş ben ne anlarım yahuuu dedim tabii ki de.


Eh içime bir kurt düştü acaba seçimim onaylandı da mı site uçtu onaylanmadan mı uçtu. Bir yandan siteye hiç giriş yapamamış arkadaşların durumları bir yandan acaba oldumu diye benim kontrol çabalarım. Ama en sonunda aşağıdaki resmi çekmeyi başardım. :) Ders Kayit


Haa unutmadan şuan saat 14.22 ve bir çok arkadaşım daha ders kaydı sayfasına erişme şansını yakalayamadı. Bunun yorumlarını da sizlere bırakıyorum.

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »