Archive for the 'KTÜ' Category

KTÜ Ders Seçim Olimpiyatları 2008

Yeni dönemin başlamasına bir hafta gibi kısa bir süre kaldı. Bugün bütün KTÜ öğrencileri gibi benim için de önemli bir gün çünkü ders kayıtlarımızı yap(A)mıyoruz. Daha önceki yıllarda olduğu gibi saat 13.00 da başlayacak olduğunu düşündüğümüz için erken kalkmak gibi bir stres içinde olmadık çoğumuz. Hatta internete girdiğimizde ders kayıtlarının 13.30 da başlayacak olduğunu görüp biraz daha rahatladığımız söylenebilir.


Tabi hepsi buraya kadar. Buradan sonra bu rahatlık yerini strese verdi. 13.30 a kalan dakikaları saymakla başladık işe daha sonra “ee süre doldu site nerde” soruları havada uçuştu. Nihayet sitenin öğrenci numarası ve şifre girme yeri geldi ve içimizden “işte buu tamam hallettim yapıyorum hemen” gibi sevinç nidaları attık. Ama iş bu kadar basit değildi daha önümüzde açılması gereken 3 parçaya bölünmüş bir seçim sayfası vardı. Ve ardından da bu seçim sayfasını onayladığımızda kaydınız tamamlanmıştır yazısını görmemiz gerekiyordu.


Zar zor son aşama hariç yapmayı başardım. Yani kayıt sayfasına girdim şifre ve numaramı yazdım, 3 parçalı sayfa geldi, ders seçimlerimi yaptım, kaydet butonuna bastım. Ve ne göreyim karşımda garip bir sayfa. Sürekli yazılar efenim apacheymiş bilmemneymiş ben ne anlarım yahuuu dedim tabii ki de.


Eh içime bir kurt düştü acaba seçimim onaylandı da mı site uçtu onaylanmadan mı uçtu. Bir yandan siteye hiç giriş yapamamış arkadaşların durumları bir yandan acaba oldumu diye benim kontrol çabalarım. Ama en sonunda aşağıdaki resmi çekmeyi başardım. :) Ders Kayit


Haa unutmadan şuan saat 14.22 ve bir çok arkadaşım daha ders kaydı sayfasına erişme şansını yakalayamadı. Bunun yorumlarını da sizlere bırakıyorum.

Blog Tadında Bir Sunum

Perşembe günleri Serkan ile birlikte aldığımız seçmeli dersimizin günü. Seçmeli derslerin “yarı yıl içi çalışma”sı sunum oluyor ve transkriptimize %20 etki ediyor. Geçen hafta kendi sunumum hakkında bir yazı yazmıştım. Bu hafta ise Serkan’ın sunumundan bahsetmek istiyorum.

 

Konusu gerçekten çok ilginçti “Doku Mühendisliği“. Kendisiyle sunumdan önce konuşuruz diye araştırma gereği duymamıştım ama ders başlamak üzere iken gelmesi sonucu konu hakkındaki bilgileri sunum esnasında almak zorunda kaldım. Belki de güzel oldu; bu sayede sunumu daha bir dikkatli dinleme şansı yakaladım. Serkan sunuma kendinden o kadar emin bir giriş yaptı ki cümlelerindeki “Biz” ifadelerini sanki gerçekten Doku Mühendisliği yapan birinin edasıyla söylüyor biz de dikkatle dinliyorduk. Sunum gerçekten eğlenceli ve şaşırtıcı idi.  Eksi olarak gördüğüm ayrıntılara gelecek olursak birincisi: doku mühendisliğine kendini o kadar kaptırmış olacak ki sanki haftalardır hiç çıkmadığı laboratuarından sunum için çıkmış gelmişcesine bağıran sakalları ( kimine hoş gelebilir ama ben beğenmedim  ) . İkinci nokta ise her ne kadar bizlere bir sunumdaki sunucunun anlatım kabiliyetinin çok önemli olduğunu belirtse de ,  slaytın zayıflığı idi.

 

Evet Serkan sayesinde sunucunun etkinliğinin önemini görmüş oldum. Gerçekten anlatım dikkat çekmek açısından çok önemli idi . ( Aman tanrım ne diyorum ben ? Daha geçen hafta aynı konu ile ilgili yazımda sunucunun çok önemli olmadığını diyen ben değil miydim ? ) Ama Serkan’ın etkileyici sunumunu acaba slayt ile desteklese fark olur muydu ? Bence kesinlikle evet. Çünkü sunumda anlatmayı unuttuğu çok önemli olan detayları hocamızın sorularıyla “Aaaa ben bunu demeyi unuttum.“, “Yaa bide şu vardı” diyerek hatırlattı bizlere. Hatta sunumu bitip yanıma geldiğinde bir sonraki sunum esnasında “Biyomateryallerden bahsetmedim yaaaaa” diyerek beni şaşırtmaya devam etti.

 

Ve bu sunumla birlikte bana şunu da öğretti. Sizin harika anlatacağınız şeyler karşınızdakini o anlık hayran bırakabilir, o kişiler sizin harika bir sunucu olduğunuzu söyleyebilir. Ama bir kaç gün sonra size yaaa sunumda anlattığı konu hakkında biraz bilgi ver denilse ( basit bilgiden bahsetmiyorum ) eminimki çok dikkatli olan kişiler dışında hep birşeyler eksik olacaktır. Oysa başkasının yaptığı bir sunumda görsellik katmak açısından sunuma ekleyeceği küçük bir animasyon, bu animasyondaki maskot, karakterler vs akıllara kazınacak, bu maskotun başına gelenler ( konuyu özetleyen biçimde işlenen senaryo varsayalım ) sayesinde sunumdaki konu akıllara girecektir.

 

Peki sona gelmişken sunum hakkında ve benim blog girdimin ismi hakkında da bilgiler vereyim.  Blog tadında bir sunum oldu. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Blog girdimizde neler bulunur? Anahtar Kelimeler ( kategori de denilebilir ) , sonra metinimiz olur, bir de link vericeksek bu linkler. Serkan sunumuna öncelikle anahtar kelimeleri bizlere vererek başladı. Sonra metini anlattı, en son da linkleri ( Kaynaklar ) bize vereMEdi. Veremedi diyorum çünkü bilgisayar hata verdi ve  yeniden başlatmak zorunda kaldı. Açıldıktan sonra da bildirmeyi unuttu. Unutmadan madem blog’a benzettik mimleme yaptı bile diyebiliriz. Şöyle oluyor: sunumu esnasında Figen’i işaret ederek “Figen bu konu hakkında bize benden sonra bilgi verecek” dedi. Belki tam anlamıyla bir mim olmadı ama bence sayılabilir.

 

Eee daha ne olsun yorumları da sözlü olarak ona yaptığımıza göre yazılı olmayan bir blog girdisi yaşadık hep beraberce…

KTÜ Öğrencilerine Duyuru

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde geçen sene başlayan değişimler bu sene de devam ediyor. Geçen sene tüm öğrenci kulüpleri kapatılıp Öğrenci Etkinlikleri Birimi Yürütme Kurulu oluşturulmuş ve bu kurula bağlı olarak tekrar kulüpler kurulmuştu. Bu sene ki değişikliklerin bir kısmı şuanda okuyan öğrencileri bir kısmı da önümüzdeki sene üniversitemizi kazanacak olan öğrencileri ilgilendiriyor.

Yayınlanan duyuruyu okumak isteyenler buradan ulaşabilirler.

Gelelim benim yorumlarıma.

  • Bütünleme tarihlerinin değiştirilmiş olması bence çok doğru bir karar çünkü Ocak ayında finaline girdiğiniz dersin bütüne Eylül ayında girmek biraz çalışma/hatırlama açısından sorunlar yaratıyordu. Bilgiler akılda taze iken sınava girecek olmak öğrenciler için büyük bir şans.

Tabi bu durumun memlekete gitmek için sorun yaratacağı şüphesiz. Onun yorumlarını ileride göreceğiz.

  • Ortalama konusuna gelecek olursak. Bazı bölümlerde gerçekten öğrenciler için sıkıntı yaratacağını düşünüyorum ama 1. sınıftan dersi kalanın 3 den ders alamadığı yada 2 den dersi kalanın 4 den ders alamadığı üniversiteler olduğu düşünülürse biraz daha şanslı olduğumuzu söyleyebilirim.

  • Seçmeli ders konusunun yorumunu alan arkadaşlara bırakıyorum. Çünkü bizim bölümümüze seçmeli ders verilmiyor. Kredi konusunda az da olsa yardımcı olduğu şüphesiz. Gelin bu konuyu seçmeli dersi almış olan arkadaşların yorumlarına bırakalım…

Belki tepki çekerim ama bence olumlu değişimler oluyor üniversitemizde…

« Önceki Sayfa