Archive for the 'mim' Category

En Kullanışlı Firefox (mim)

Tatil yapalım derken ipin ucunu kaçırmışız. Epey geri kalmışım buralardan. Yazılarıma Yalçın tarafından başlatılmış olan En kullanışlı firefox mim dalgası için yazarak başlayayım dedim. Aslında bir çok eklenti kullanıyordum fakat Pardus 2008 yüklemem sonrası firefox 3 ‘e fazla bir eklenti kurduğum söylenemez. Şimdilik sadece 3 eklenti mevcut:

1) Benim için çok kullanışlı olan, ekrana sığmayan siteler için ekran görüntüsü alma imkanı tanıyan Screengrab!

2)  Sayfanın kaynağına CSS ’sine bakış ve düzenleme için Firebug.

3) Altan’ın da Yalçından beğenip eklediği Tiny Menu.

Ehh sağolsun Yalçın eklemek isteyebileceğim herkesi eklediği için bu mim burada biter :)

Çelişkiler Karmaşası

Bugünlerde kafamı kurcalayan bir konu var. Nedense Google amca ile anlaşamıyoruz. Bir türlü mailime rahat bir giriş sağlayamıyorum. Her seferinde:

ggle

şeklinde bir hata alıyorum. Temel HTML görünümü ile açılmada herhangi bir sorun yok ama görünüşte ve uygulamalarda sıkıntılar yaşamıyorum dersem yalan olur. Aynı sorunu Google’ın çok sevdiğim nimetlerinden biri olan iGoogle ile de yaşıyorum. Ki bu yüzden RSS takiplerimde ufak bir yavaşlama söz konusu.

İşin ilginç yanı Pardus üzerinden mailime hiçbir sorun yaşamadan standart görünüm ile ulaşabilmem. Veya windows internet explorer ile de ulaşmamda sorun yok. Yani sanırım bende bir sorun var.

Daha önceden buna benzer bir performans karmaşası daha yaşamıştım ( ki hala devam ediyor ). Sahip olduğum HP PSC 1410 marka yazıcı,tarayıcı,fotokopi özellikli makinem beni hayretler içerisinde bırakan şeylerle karşılaşmama sebep olmuştu. Windows üzerinde makinenin tarayıcı özelliklerinde hiçbir sorun yaşanmıyordu. Fakat yazıcı olarak çıktı isteği gönderdiğimde nedense ilk kurulumdaki sınama sayfasından sonra kartuşumun boş olduğuna beni ikna etmek üzere programlanmıştı. Hani ikinci kullanışım olmasa neredeyse inanacaktım. Bir de Pardus üzerinde deniyim dediğimde ise hem yazıcı hem de tarayıcı olarak sorunsuz biçimde çalıştığını gördüm. İlginç bir deneyim ve hala devam ediyor…

Peki sizlerin başına buna benzer olaylar geldi mi? Bu konu benzeri bir mim dalgası dönmüş olabilir fakat benim takip ettiğim bloglarda göremediğim ve gerçekten cevabını merak ettiğim için bu soruyu sizlere yöneltiyorum. Siz aldığınız herhangi bir üründe bu gibi performans bozuklukları yaşadınız mı? Merak ettiklerimin başında gelenleri belirtelim ki mim benzeri bir şeyimiz olsun : Serkan , Yalçın

Me & Myself & My Blog / Mim

Dün akşam RSS leri kontrol ederken Yalçın tarafından mimlendiğimi gördüm. Bu seferki mim kendinle röportaj tadındaymış çeşitli sorularımız var bunları cevaplıyormuşuz. Lafı uzatmadan başlayalım sorulara:

1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Valla benimki şöyle oluyor Nisan 2007 lerde Serkanın etkilemeleri biraz da benim hadi bir de buna el atiyim niyetlenmem sonucu oldu ki biraz ani giriş oldu sanırım. Netekim hiçbir deneme yapmadan yani blogspot yada wordpress üzerinden bir blog açiyim falan filan beklemeden bugünkü adresimde yayına başladım. Pişman da değilim ama daha herşey için çok erken pişmem gerek :)

2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Aslında bu soruya benim vereceğim cevabı beni tanıyanlar iyi bilir. Çünkü ben hayatımda da bir çizgide olmayı pek başaramayan birisiyim. Biraz ordan biraz burdan herşeye illa el atıcam. Hiperaktiflik kanımda var. Yazılarımda ise biyoloji okuyorum diye biyoloji alanından, gezmeyi sevdiğim için gezilerimizden, tiyatrodan, hobilerimin içinde bulunduğu için kongrelerden ( düzenlemek ve katılmak ) kısaca başımdan geçen herşeyden bahsetmeye çalıştım bundan sonra da eminim böyle devam edecek…

3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Blog yazmak için bir şeylerden feragat ettiğimi söyleyemem. Zaten günün genelde çoğunu bilgisayar başında geçirdiğim için bu da benim hayatımın bir parçası olmuş durumda. Yani herşeyin bir yeri ve bir zamanı mevcut fakat aklıma o an bişe gelirse giriyorum bloguma yazıyorum kaydediyorum. 2. soruda dediğim gibi bir çizgide yaşamak zor eğer sonuçta varılacak nokta aynı ise zigzaglar çizip yolu uzatmak fazla bi zarar vermez kanımca…

4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Bence hala eğlenceli bir uğraş hem bekleyişler insanı strese zorunluluğa sokmamalı. Tam tersi beklenti var diye kalitesiz yazacaksam hiç yazmam. Bu nedenle ki uzun suskunluklar ardından patlamalar yaşayıp 4 güne 4 girdi sığdırabiliyorum. Bence okuyucu acaba ne zaman yazacak gibisinden strese sokmalı ( tabi bu benim için geçerlimi bilemiyorum ama olması gereken bu ) mesela ben takip ettiğim blogların rss lerine her gün bakıyorum aman bişe yazmışlarda ben kaçırmışmıyım vs…

5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Bu sorunun cevabını vermek zor. Çünkü 4. soruda yazdığım gibi ben yazacağımı hissettiğimde yazan birisiyim. Yazma gücümü kaybedene kadar günler belki aylarca susup yeniden yazacağım. Ama daha yeni başladım şimdiden düşünmek zor önümüzde uzun bir zaman var…

Geldik mimlenmenin en heycanlı yerine yani mimlenecekler listesine. Bu güne kadar çok düşündüğüm kimi mimlesem dediğim durumlar oluyordu. Ama artık benimde mimleyeceğim kişiler var :) Evet bloglarının ilk mimlerini alacak olan bu şanslı kişiler : Ahmet ve Merve .

Beni Anlatan Şiir

Masaüstü yazımda mimlenmediğim için biraz sitemkar göründüm sanırım. Hatta bu konuda yorum bile almıştım. Yalçın da bu durumu görmüş sağolsun beni mimlemiş… Mimlemiş mimlemesine de şiir olmasa olmazmıydı yaa. Çünkü şiirle aram gerçekten çok kötü ( arada bir ilham gelip kendi kendime döktürmelerim hariç )

bir de testere filminden çıkıp gelmiş biri olarak şimdi ne şiir yazılabilir ki?

Şiirlerde anlatsam sana

Görebilir misin gerçek beni?

Binlerce mısra yazsam sana

Bilir misin içimi?

Hayat kimi zaman iki mısra

Kimi zamansa dörtlük

Yaşamayı bilmiyorsan

İşte o zaman bir çöplük

Biraz şeker alıngan sinirli

Kimisine sorsan çok neşeli

Dıştan bakınca dersin itici

Sonuçta o da insan aynı senin gibi

Yalçın beni mimleme

Bulamıyom kafiye

E be Cihan bu saatte

Şiir yazmak senin neyine…

valla budurumda olsada olmasa da kabul etmek şarttır :) Tamamen kendi şaheserimdir lütfen çalıp ilk okul müsamerelerinde kullanmayınız.

Bu arada Altan‘ı Serkan mimlediğinden protesto amaçlı olarak bu seferlik kimseyi mimlemiyorum.

Not : Yazı dün düzenlendiği için bugün yazan bölümleri değiştirmiyorum ( şiir de de Yalçına not olduğundan dolayı :) )