Archive for the 'Tümü' Category

İETT Otobüs Macerası

Bugün ilk defa bir otobüs şöförü beni hayrete düşürdü. Binbir çeşit şöför görmüştüm ama bu seferki olay gibisini hiç yaşamamıştım. Aslında belki birine yardım etmek için koltuğa oturmuştu (mümkün mü bilmiyorum ) belki de ilk seferiydi. Ama biz yani o anki yolcular için çok daha farklı bir sefer olabilirdi.

Öyle bir anlattım ki çok büyük bir olay var sanılacak. Aslına bakacak olursak büyük bir olay bence. Zira şöförümüz şuradan geçiyor mu tarzında soru soran yolculara cevap vermek için önce başka bir şöföre sorarak daha sonra da bir sonraki soruya da diğer yolcuların evet geçer demesiyle cevap verebildi. Bu konuşmalardan önce gerçekleşen ve acaba nasıl bir yolculuk olacak dedirten ise şöförümüzün birisine (hareket amiri yada başka bir şöför olabilir) nasıl gideceğini sorması oldu. Minibüs yolunu mu takip ediyoruz şeklinde bir soru sordu ve diğer kişi soruyu cevapladı. Neyse ki şöför yolu anladığından ya da biraz ileride daha önce kalkan ve enazından benim ineceğim noktaya kadar aynı yolu izleyecek olduğumuzu bildiğim bir başka otobüsü yakaladığımızdan mı bilinmez hiç yol şaşırmadan gidebildik. Eğer yanlış bir araya girsek kocaman otobüs oradan nasıl çıkardı düşünmek bile istemiyorum…

Bu da bugünün garip olayı olsun. Bakalım yarın bize neler getirecek…

Deney – Splice

Bugün Burcu’yla beraber sinemaya gitmeye karar verdik. İki biyoloji öğrencisi olduğumuzdan ( yüksek lisansa başladığım için yeniden öğrenci oldum ) olsa gerek ilgimizi çok çeken bir filme gitmeye karar verdik: DENEY. Film çeşitli hayvan DNA’larını birleştirip yeni canlı oluşturan iki ünlü bilim adamının yarı insan yarı yaratık canlı oluşturma maceralarını konu alıyor. Bolca bilim girmiş işin içine ve bu da bence gayet çekiciydi. Bu tür çalışmaların zaten günümüzde de planlandığı fakat etik nedenlerden dolayı yapılmadığı ya da yer altında sürdüğünü duymuştum. Hatta direk insan çalışmaları yerine yarı insan yarı hayvan canlılar oluşturup onların vücutlarında üretilecek olan organların hayatımızı kurtarmasından ve bir çok hastalığın çözümünün bulunabileceğini de öğrenmiştim. İşte bu filmde de hikayemizin gerçeklemiş halini gördük. Vizyona gireli sanırım iki ay oldu bu yüzden bir çok sinemada gösterimde değildi. Nihayet galeria’daki sinemada seans bulabildik. Ayrıca gösterimden kalkmak üzere olduğundan mıdır, yoksa çok sevilmediğinden mi, ya da galeria’nın tadilatından mı (gerçekten buz pistini herşeyini övdüğüm galerianın tadilatta olduğunu ve bomboş olduğunu görmek beni çok şaşırttı) bilemiyorum salonda sadece ikimiz vardık. Hatta öyle ki film bittiğinde makinist de bizi unutmuş olacak kimsecikler kapıyı açmaya gelmedi. Exit yazan kapıdan çıkma denememiz bu kapının makinistin alanına çıktığını öğrenmemizle son buldu ve girdiğimiz kapıdan kendimiz çıktık. Her neyse eğer bu tarz filmleri seviyorsanız, bilime de birazcık ilginiz varsa güzel bir tercih olabilir…

Nerede Kalmıştık?

Koskoca dört ay olmuş ben yazmayalı. Vallahi bu ne biçim iştir ben de anlamadım. Aslına bakacak olursak o kadar da çok şey oldu ki bu süre zarfında… Mesela üniversiteyi bitirdim. Artık bir biyoloji öğretmeniyim. Sonracığıma bir uluslararası kongrede görevli olarak çalıştım. Sonra okumayı çok sevdiğimden midir nedir bilinmez biraz daha üniversitede kalayım dedim. Kalktım İstanbullara geldim. Tabi buraya gelmemin özel bir sebebi var o ayrı :)

Öğrencilik hayatıma artık İstanbul Üniversitesi bünyesinde moleküler biyoloji ve genetik bölümünde yüksek lisans öğrencisi olarak devam edeceğim. Bakalım çalışacağım konu belli olduktan sonra buradan o konu hakkında da birşeyler paylaşmayı düşünüyorum. Artık bilimsel paylaşımlara da girsek hiç fena olmaz değil mi :)

Tabi bütün bunların yanında programlamaya da devam ediyorum. Python ile ciddi bir çalışma içerisindeyiz. Hatta kafamdaki tüm projeleri bir süreliğine erteledim ve django ile hiç ilgilenmeden sadece python ile konsoldan çalışan oyuncaklar yaparak kendimi geliştirmeye karar verdim. Mesela bugün Serkan‘dan benim için django ile ufak bir uygulama geliştirmesini istedim. Eskiden olsa kendim yapacağım der oturur uğraşır elimden geldiğince hallederdim. Ama o kadar bile ilgilenmek istemiyorum. Çünkü sonrasında duramıyor devam ediyor yandan python ile ilerlemeyi bırakıyorum. Bir çok eksik kalıyor bu da benim için hiç iyi olmuyor.

Serkanın yazdığı uygulama ne mi? Aslında çok basit ve internette bir çok örneği olan bir uygulamayı bana özel olarak yapmasını istedim. Bir yapılacaklar listesine ihtiyacım vardı. Sürekli internette dolaşırken yada herhangi bir yerde başkasının bilgisayarı ile uğraşırken aklıma yeni yeni şeyler geliyor. Bir yere not etsem de sonrasında kaybediyorum. Hatta masamın üstüne yapışkan kağıtla koysam bile bir yolunu bulabiliyorum yok etmek için. Ama artık internetimin olması yeterli anında notumu alacağım. Şimdilik sadece admin panelden erişiliyor zaten fazlasına da gerek yok ama belki sırf bir şeyler tasarlamak adına denemeler de yapabilirim yakında.

Her neyse şimdilik bu kadar yeter. Yakında yeni yazılarımla burada olacağım…

Pardus ve Biyoloji Öğrencileri

Karadeniz Teknik Üniversitesi Biyoloji Kulübü olarak beş yıldır düzenlediğimiz bir organizasyonumuz var adı: Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu. Bu sene beşincisini 22 – 25 Nisan 2010 tarihleri arasında gerçekleştirdik. Aslında katılım beklediğimizden daha az gerçeklemiş olsa da sunumlar gerçekten çok güzeldi. Bizleri kırmayıp aramıza katılan bütün hocalarımıza bir teşekkür de buradan ediyorum. Bahar okulu sonrasında bana kalan boğazımdaki ağrı, akan bir burun, gün boyu öksürük oldu. Her neyse bahar okulunu başka bir gün yazarım belki.

Başlığa bakınca ne alaka demiş olabilirsiniz sonrasında üstteki paragrafı okuduğunuzda haa tamam pardus ile ilgili bir etkinlik yapıldı diye düşüneceksiniz. Aslına bakacak olursak benim de istediğim buydu. Organizasyonda pardus tanıtmak amacıyla bir stand kurma fikri ile başladı herşey. İstediğim sadece bir kaç ürün (sticker, cd vs) idi. İletişime geçtim ve karşı taraftan bir sunum yapsak bu şekilde bir tanıtım nasıl olur cevabını aldım. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz misali balıklama daldım olaya. Hemen büyük heyecanla hocadan izin aldım sonra tamam sunumunuz çok güzel olur diye cevap verdim. Tanıtımlar ile ilgilenen kişilerin telefonlarını aldım ve ertesi gün hemen telefona sarıldım.

Konuşma pek istediğim gibi geçmedi bizim etkinliğimizden bir gün önce başka bir yerde sunumda bulunmaları gerekiyordu. Bu durum anlayışla karşılanabilir birşeydi fakat biyoloji öğrencilerine pardus sunumu yapmak çok mantıklı gelmedi, karşımızda uyuyan bir kitle görmek istemeyiz şeklinde yorumlar ile bu durumun süslenmesi beni çok şaşırttı. Zira ben pardusun her kesimden insanlara tanıtılması, öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece bilgisayar ile alakalı bölümlerde tanıtım yapmak yeterli olmamalı. Mail ile organizasyonun tanıtımını yapmam ve kendilerinin yapacakları toplantıda olumlu sonuç çıkarsa ikinci bir ekibin bizlere sunum için geleceği belirtildi telefonda. Ardından da mailime cevap olarak ne yazık ki gelinemeyeceği. Zaten bir gün önce başka bir yerde olunacağı için gelmelerini beklemiyordum ama keşke diğer konuşmalar geçmeseydi aramızda.

Bütün bunların ardından ilk başta istediğime yani sadece bir kaç ürün belki de sadece katılımcı sayımız kadar kalem cd isteği için mailler attım ama olumlu cevap alamadım. Sonuçta da bahar okulunu düzenledik ve bitti. Keşke tanıtım fırsatı verilseydi belki kimse ilgilenmeyecekti belki de pardus için çabalayacak bir çok kişiye ulaşılacaktı kim bilir…

Bir kaç ay önce bir benzer olay daha yaşamıştım. Sahibi olduğum pardus.us alan adını pardus ekibine hediye etmek istediğimi belirtmiştim. Üstelik karşılığında hiç bir beklentim de yoktu ilk başta maillerime cevap aldım haber bekledim ardından da yanıtsız kalan maillerim. Şimdi ne mi oldu domain için savaşmayı bıraktım. Düşünce birileri alır daha yararlı işler yapar belki…

Merhaba Put.io

Aylardır beta kullanıcılarının yorumlarını dinleyip davetiye peşinde koştuğum bir türlü yakınından geçmek bile nasip olmayan put.io sonunda herkeşlere açıldı. İlk olarak beta kullanıcılarına hesaplarını ücretli hale çevirmeleri için bir haftalık süre verildi ve bu sürede geçiş yapan kullanıcılara bir miktar da ek bant genişliği hediye etti.

Benim gibi hiç put.io hesaplarıyla tanışmamış olan kişileri de düşünerek 9 Nisanda TechCrunch Europe üzerinden 1000 adet 7 günlük beta üyelik dağıttı. Daveti de kaçırdıktan sonra dayanamadım ve hemen en küçük paket ile başlamaya karar verdim. İlk başlarda rahat rahat yeter bir ayda 10 gb bant genişliği derken bugün kendimi Pro paketine yükseltme yaparken buldum :)

Rapidshare ve torrent üzerinden yaptığım veri indirme denemelerine dayanarak 6 adet 1.1gblık veriyi yaklaşık 10 dakikadan daha az sürede indirdiğini görmek gerçekten çok güzel bir deneyim :) Sanırım uzun bir süre bu sistemin kullanıcısı olacağım. Bugüne kadar defalarca teessüflerimi bildirdiğim gibi bu kadar geç tanışmaktan dolayı bir de buradan teessüflerimi bildirmek isterim.

Merak edenler için fiyatlar ve şuanda kalan paket miktarları:

Sonraki Sayfa »