Archive for Ekim, 2007

Yoksa Siz Facebook’lulaştıramadıklarımızdan mısınız?

Facebook; değeri 15Milyar Dolar’a ulaşan çağın yeni, bi garip sitesi. Bir çok kişi hayır ben arkadaşlık sitesi gibi yerlere üye olmam hayır nolamaz deseler de facebook’ta yerini almış. Magazin basını bile artık ilişkileri facebooktan takip eder hale gelmiş. Bir iki hafta önce Sabah Gazetesi yeni bir yazı dizisiyle facebook’u bilmeyenlere tanıttı. Her gün evine sabah gazetesi giren birisi olarak sanırım son 2 haftadır facebook ile ilgili haber olmayan bir gazete görmedim. Geçen de Seda Sayan’ın oğlu Oğulcan ile Ferhan Şensoy Derya Baykal’ın kızlarının arkadaş (yanlış anlaşılmasın sadece arkadaş o hayır çekmeyin biz arkadaşız diyenlerden değil) oldukları facebook profillerinde beraber resimleri olduğundan söz edilmekte.

Çok yakında flaş flaş flaş hangi ünlü hanki mankeni facebookda pokelemiş az sonraa. Ünlü şarkıcı X kocasının facebook rakı sofrasına fasıl ekibi ve meze yollayan Y için neler söyledi… Gibi birbirinden komik haberler ile karşılaşırsak şaşırmam.

Eee biz genellikle bazı şeyleri dozundan fazla yaşamaya alışan bi toplum olduğumuz için normal geliyor bana bu durumlar . Peki facebook nasıl insanları kendine bu kadar çekebilmiş ? İlk olarak bu konuyu kendi yazısında çok güzel anlatan ve benimde yazıma ilham kaynağı olan Barış Atasoy’a teşekkür etmek istiyorum.

Bence bu başarıyı getiren etkenlerin başında profillerin gizlenebilirliği geliyor diyebiliriz. Malum yonja vb sitelerde insanlar birbirlerinin resimlerini çalarak bir çok saçma olayın olmasına sebep oluyorlardı. Şuan hatırlayamadığım bir blog girdisinde yonjaya kız ismi ile giriş yapıp olanları anlatan bir arkadaş vardı eğer bulabilirsem o araştırmanın linkini de sizlerle paylaşacağım.

Kullanıcı adı – nickname – gibi şeyler yerine gerçek isim soyisim istenmesi ( bununda suistimal edilebilirliği ortada ama biraz dürüstlük umuyorum ) bir başka artı yön. Mesela ben bu site sayesinde ilkokul arkadaşımı bulabiliyorum, uzun zamandır görüşmediğim tanıdıklarıma rastlayabiliyorum. Belkide geçmişte yapmadıklarımızın günümüzde telafsine yarayan bir site.

Ayrıca programcı arkadaşlar içinde eklentiler yaparak bu yoldan kullanıcılara sunma şansını sağlayabilecek bir site. Emin değilim ama sanırım bu uygulamalaın kullanıcı sayısı belli bir limiti geçerse para kazancı da mümkün. Uygulama yapımının nasıl olduğu, çeşitli programlama dilleri için oluşturulan web siteleri ile ilgili bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Şimdilik facebookta Türkçe dil desteği yok ama biz eminiz ki çok yakında olacak. 59093 kişiyiz ama bu şimdilik. Destek için buradan buyrun.

Ayrıca blogları olanlar için bloglarındaki yazıları facebook profilinde göstermekte mümkün. Not ekleme şeklinde bir bölüm var ve bu bölümden blogunuzdaki yazıları eklemeyi seçebiliyorsunuz. Bu işlemi bir kere yaptıktan sonra blogunuza eklediğiniz her yazı aynı anda facebook profilinize de RSS’nin nimetleri sayesinde ulaşıyor.

Eklentiler gerçekten eğlenceli olabiliyor, şuanda ülkemizin içinde bulunduğu durumu da göz önüne alırsak bazı çok yararlı eklentiler de bulunmakta.

Benim için sıkıcı olanlar : Vampirler ve benzeri türevleri, water fight ve benzerleri ama tabii ki bunları sevenlerde vardır ve olacaktır.

Son bir değerlendirme yapacak olursak Facebook bence denemeye değer. Bu arada bana bundan yaklaşık 2 ay önce facebooktan bahseden ama benim üye dahi olmadan aman boşveer dediğim Serkan’dan bir kez de sizler huzurunuzda özür dileyeyim. ( Ki Serkan kesinlikle böyle arkadaşlık sitesi gibi durumlara üye olmayı seven biri değildir. Neymiş eğer bi bilen diyorsa denemekte yarar var :) )

Google Gene Logo Yaptı

Googlebizelogoyapsana kampanyasını duymayanınız kalmamıştır. Hani şu özel günlerde google logosunun yerinde olan logolar. Google’ın da dikkatini çeken bu kampanya sonunda 23 Nisan’da bizler için olan bir logo ile karşılaşmıştık. Bugün 29 Ekim 2007 Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 84. yıl dönümünü hep beraber kutluyoruz. Ve google bugün de bizi yalnız bırakmadı google doodle adı verilen bu özel günler için logo düzenlenmesinde bizler için bir logo yaptı. Bugün www.google.com.tr adresine girenler aşağıdaki gibi bir logo ile karşılaşacaklar.

google 29 Ekim logosu

23 Nisan’da Hazırlanan Logo:

google 23 nisan logo

Web Standartları

Aslında blog kurmaya karar verdiğimde aklımda olan aman çok çok güzel bir tema olsun şuradan bu çıksın buradan bu zıplasın değildi ama yine de temaya önem göstermek gerektiğini de biliyordum. Çoğu kişinin bu ne ya içimiz karardı dediği bir tema seçtim sonunda. ( BEN TEMAMI SEVİYORUM )

Sonra yavaş yavaş kendi yazılarımın dışında başkalarını da okumaya başladım. ( Bağlantılar bölümündeki bütün siteleri takip etmeye çalışıyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum. )

Bir gün bi de baktım W3C diyorlar , web standartları diyorlar, yok senin bildiğin o kod artık öyle yazılmıyor yazarsan şu olur bu olur bak diyorlar. İyi güzel her kes bir çok şey diyorlar da ne gereği var ki ? Yavaş yavaş dinledim sonunda “E tamam bende sitemi o şeye uyumlu yaparım bea” dedim. Dedim de demeyle olmuyormuş önce bir sitemi kontrol ettim tam hatırlamıyorum da bi 100 e yakın hata buldu, “açılmayan kapatılanlarmı ararsınız, benim yanlış yazdıklarımı mı ararsınız, ve hiçbirinde alt kullanmadığım resim ve linkler …” Tek tek üşenmedim değiştim ee amaç o yeşil sayfayı görebilmek.

Tam kendi eklediğim herşeyi tüm yazılarımın içine girerek resimlere “alt=” ekleyerek yapsam da hala 10 hata görünüyordu. Hata kodunun kaynağına baktığımda Bloglama şebekesinden almış olduğum kod ile karşılaşıyordum. Herzaman ki gibi internet kullanıcı klavuzuma ( Serkan ) başvurdum. O da bana verilen kodu değişmemem gerektiğini ama bloglamaya bir mail ile durumu bildirmemi söyledi. Tabii rahat durmayan ben onların kodunun sonundaki boş bırakılmış “alt=”” bölümüne küçük bir a harfi ve bitimdeki “>“‘nin sonuna da “/” ekledim. Sonuç mu ? Buradan buyrun.

Evet artık baktığımda yeşil sayfa görebiliyorum. Tabii bu durumu bloglama’ya bildirdim ve mail atmamın üzerinden 24 saat geçmeden bir yetkiliden yaptığım kodun bir sorun yaratmayacağına dair mail aldım. Benimle aynı sorunu yaşayan/yaşayacak olanlar için tekrardan anlatmak gerekirse :

Kodun enaltındaki şu bölümü:

border='0' alt=''></a>

Şununla değiştirdim:

border='0' alt='a' /></a>

Yazıyı bitirmeden önce bu tarz bir sorunu ve cevabını bizlerle paylaşan ve belkide standartlara uygun hale gelmemi hızlandıran Yalçın’a pas veriyorum. Buyurun Yalçın’dan” XHTML Doğrulamasından Geçebilen Youtube Embed Kodu“.

Hermafrodit Demek Ne Demek ?

Biyoloji Öğretmenliği öğrencisi olduğumu sanırım hepiniz biliyorsunuz. Burada sizlere biyoloji ile ilgili fazla yazı yazmadığımın farkındayım. Fakat bundan sonra sizlere kişisel deneyimlerin yanında biyolojik içeriklerle ilgili bilgiler de vereceğim.

Aslında şuanda anlatacak olduğum bir hikaye hatta %100 doğruluğundan da emin değilim zira internet üzerinde bu konuyla ilgili yaptığım araştırmada daha farklı bir senaryo ile karşılaştım. Ama benim öğrenmiş olduğum hikayenin daha doğru olacağını düşünüyorum yinede bulduğum diğer varsayımı merak edenler buradan bakabilir.

Üçüncü sınıftayım ve bu dönem gerçekten bizi zorlayacak gibi görülen bir kaç dersim var. Bunlardan biri de “Tohumsuz Bitkiler Sistematiği“. Doğrusunu söylemek gerekirse ben “Botanik” alanındaki dersleri nedense sevemiyorum. Ama inat ettim bu sene dersi ön sıralardan takip edip uyumadan elimden geldiğince not tutmaya çalışıyorum. Ayrıca hocamız da bizlere ders sırasında gerçekten yararlı olacak bilgiler de veriyor.

Geçenlerde hocamız bize sınıfta bir soru yöneltti: “Hermafrodit kelimesi nereden gelmektedir bileniniz var mı?” Doğrusu böyle bir soruyla ilk kez karşılaşıyordum ki gördüm ki sınıfımızdaki yaklaşık 35 arkadaşın 34′ü benim gibi düşünüyordu. Yalnızca bir arkadaşımız o da tam olarak değil de nereden geldiğini bilmekteydi.

Gelin hocamın bizlerle paylaştığı bu durumu bende sizlere anlatayım.

Derslerimizde gördüğümüz tanımıyla Hermafrodit : Hem erkek hem de dişi üreme organını birlikte bulunduran canlılara verilen addır.

Şimdi kökenine inmeye başlayalım. Öncelikle bir soru sorayım sizlere yada bir ipucu vereyim.

Erkeği simgeleyen işaret (♂) sizce nereden gelmektedir? male

Peki Kadını simgeleyen işaret () sizce nereden gelmektedir? female

Bu soruların cevaplarını yazının sonuna doğru bulabileceksiniz. Şimdi konuya dönüş yapıyoruz:

İnanışa göre hermafrodit ismi Yunancadaki Ticaret Tanrısı olan Hermes ve Güzellik Tanrıçası olan Afrodit’ten gelmektedir. Bilindiği üzere Afrodit ( Banu Alkan olmayan ) çok güzeldir. Bu inanışta Hermes savaş sırasında okunu germiş ve atmak üzere beklemektedir. Bu sırada evinde aynasıya kendisine bakmakta olan Afrodit bir anda aynada Hermes’i görür ve o anda aşık olurlar. İşte erkek simgesi Hermes’in okundan , kadın simgesi de Afrodit’in aynasından gelmektedir.

Bu bütünleşmeden sonra da muhtemelen hermafroditlik : hermafrodit bu tarz birşey olsa gerek.

Hikayede yanlışlıklar, eksikler olabilir bu tarz sorunlardan dolayı bilgilendirilirsem sevinirim.

Düğün ya da Davul

Bugün uzun bir aradan sonra Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda idim. Düşünüyorum da orada izlediğim bir önceki oyunu hatırlayamıyorum bile. (Bundan önce en son Karadeniz Teknik Üniversitesi Tiyatro Festivali’nde gitmiştim.) Hayatta fazlasıyla sosyal birisi olupta tiyatrodan bu kadar uzak kalabilmek gerçekten başarı olsa gerek.

Biraz da bugünkü oyunun hakkında bilgi vereyim. Haşmet Zeybek tarafından kaleme alınan oyun “Kurtlar Vadisi Pusu” adlı diziyi takip edenlerin tanıyacağı ya da daha eskiye dönersek “Hayat Bilgisi” adlı dizide sert bir öğretmeni canlandıran Volkan Özgömeç. Oyunun kadrosunda televizyonlardan da hatırlayabileceğimiz birçok oyuncu bulunmakta. Oyun iki perdeden oluşuyor ve gerçekten seyirciye çok büyük keyif veriyor. Şahsen çok eğlendiğimi söyleyebilirim. Hatta muhtemelen oyunu izlememiş olan Serkan ile birlikte bir daha gitmeyi planlıyorum ( Serkan’ın böyle bir isteğe hayır diyeceğini sanmıyorum :) )

Oyun hakkında bulabildiğim en kapsamlı bilgi Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun resmi internet adresine giremememden(??) dolayı burada. Yalnız oynayan kişilerin isimleri sanırım yazılmamış.

Sonraki Sayfa »