Me & Myself & My Blog / Mim
Dün akşam RSS leri kontrol ederken Yalçın tarafından mimlendiğimi gördüm. Bu seferki mim kendinle röportaj tadındaymış çeşitli sorularımız var bunları cevaplıyormuşuz. Lafı uzatmadan başlayalım sorulara:
1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Valla benimki şöyle oluyor Nisan 2007 lerde Serkanın etkilemeleri biraz da benim hadi bir de buna el atiyim niyetlenmem sonucu oldu ki biraz ani giriş oldu sanırım. Netekim hiçbir deneme yapmadan yani blogspot yada wordpress üzerinden bir blog açiyim falan filan beklemeden bugünkü adresimde yayına başladım. Pişman da değilim ama daha herşey için çok erken pişmem gerek
2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Aslında bu soruya benim vereceğim cevabı beni tanıyanlar iyi bilir. Çünkü ben hayatımda da bir çizgide olmayı pek başaramayan birisiyim. Biraz ordan biraz burdan herşeye illa el atıcam. Hiperaktiflik kanımda var. Yazılarımda ise biyoloji okuyorum diye biyoloji alanından, gezmeyi sevdiğim için gezilerimizden, tiyatrodan, hobilerimin içinde bulunduğu için kongrelerden ( düzenlemek ve katılmak ) kısaca başımdan geçen herşeyden bahsetmeye çalıştım bundan sonra da eminim böyle devam edecek…
3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Blog yazmak için bir şeylerden feragat ettiğimi söyleyemem. Zaten günün genelde çoğunu bilgisayar başında geçirdiğim için bu da benim hayatımın bir parçası olmuş durumda. Yani herşeyin bir yeri ve bir zamanı mevcut fakat aklıma o an bişe gelirse giriyorum bloguma yazıyorum kaydediyorum. 2. soruda dediğim gibi bir çizgide yaşamak zor eğer sonuçta varılacak nokta aynı ise zigzaglar çizip yolu uzatmak fazla bi zarar vermez kanımca…
4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Bence hala eğlenceli bir uğraş hem bekleyişler insanı strese zorunluluğa sokmamalı. Tam tersi beklenti var diye kalitesiz yazacaksam hiç yazmam. Bu nedenle ki uzun suskunluklar ardından patlamalar yaşayıp 4 güne 4 girdi sığdırabiliyorum. Bence okuyucu acaba ne zaman yazacak gibisinden strese sokmalı ( tabi bu benim için geçerlimi bilemiyorum ama olması gereken bu ) mesela ben takip ettiğim blogların rss lerine her gün bakıyorum aman bişe yazmışlarda ben kaçırmışmıyım vs…
5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Bu sorunun cevabını vermek zor. Çünkü 4. soruda yazdığım gibi ben yazacağımı hissettiğimde yazan birisiyim. Yazma gücümü kaybedene kadar günler belki aylarca susup yeniden yazacağım. Ama daha yeni başladım şimdiden düşünmek zor önümüzde uzun bir zaman var…
Geldik mimlenmenin en heycanlı yerine yani mimlenecekler listesine. Bu güne kadar çok düşündüğüm kimi mimlesem dediğim durumlar oluyordu. Ama artık benimde mimleyeceğim kişiler var
Evet bloglarının ilk mimlerini alacak olan bu şanslı kişiler : Ahmet ve Merve .
Comments(2)