Archive for Şubat, 2008

Hayatın içinden

Dün gece tüm Türkiyenin gözü Galatasaray Fenerbahçe derbisindeydi. Dünyanın en önemli derbileri arasında gösterilen bu derbi müsabakasına oynanan futboldan çok hakem damgasını vurdu. Buradan şu niye atıldı bak şu terbiyesiz hakeme gibi sözler söylemek için yazmıyorum bu yazıyı. Hatta zaten ilk defa spor ile ilgili bir yazı yazıyorum. Bunu yazmamda bazı nedenler var.

Mesela genellikle her yorumcu şunları söylüyor; Luganonun ilk sarı kartı yanlıştı. Hakem
maçı katletmiş oldu o kartla o kart yüzünden Lugano atıldı. Benim burda sormak istediğim ise şu. Neden Lugano gibi Türkiyenin en büyük klüplerinden birinde oynayan futbolcu karşılığının sarı kart olduğunu bile bile, üstelik hali hazırda gördüğü bir sarı kart
varken bana göre ÇOCUKÇA bir hareket ( hakeme gözlük işareti ) yapıyor. Sonra da kartı gördüğü için hakeme saldırıyor. Ben bunu anlamıyorum. Böylesine basit bir hatayı yap sonra hakeme saldır hatta seni sakinleştirmek için uğraşan arkadaşlarına bile sinirli tavırlar ile agresif hareketler yapıyorsun.

Gelelim bir başka kırmızı karta. Gökhan kırmızı kart görüyor. Yorumcularımız: “Yaa bu
ne biçim top toplayıcıdır sahada top var adama top atıyor ben olsam bende almam kardeşim eğilirim geçer” diyor hatta kimisi acaba Gökhanın yüzüne gelebilirmiydi o top diyor. Bu konuda izlediğim yorumculardan sadece bir tanesi benimle aynı düşüncedeydi. O da Hakan Ünsal. Tabi denilebilir ki o da Galatasaraylı sende. Ama önemli olan görüntülere bakmak.
O ilk top sahada iken Gökhan top toplayıcıya eliyle top at işareti yapıyor ama atılan topu
almıyor. Maç sonrasında Ümit Kayıhan ve Hakan Ünsal ile birlikte tartışılırken bu görüntü defalarca oynatıldı.

Bakmak ile görmek aynı şey değil derler ya sanırım bu maçta böyle oldu ve bizim medya
görmektense bakmayı tercih etti. Volkan Lincoln olayına bir yorum yapamıyorum. Çünkü çok garip açıklamalar geliyor. Mesela Volkan bana ana, kardeş, kızarkadaş İngilizce küfür etti diyor. Lincoln Lig tv muhabirine konuşmama kulüp izin vermiyor ama ben küfür etmedim yanımızda Barış vardı isterseniz sorun diyor. Barış anneye küfür diye bir şey yok diyor. Ve bugün Lincoln Galatasarayın resmi sitesinde ben İngilizce bilmiyorum ki diyor. Ama bu ikilinin kartlarının doğru olduğunu düşünüyorum.

Bu yorumlarımı okuyupta hakem iyi yönetti dediğim düşünülmesin. Belki bu ortamı hazırlayan hakemdi. Ben sadece bu olaylar ve yorumcuların yorumları hakkında düşüncemi belirttim. Ben de herkes gibi hakemin kötü bir yönetim içinde olduğunu düşünüyorum.

19. Ulusal Biyoloji Kongresi

Bugün Serkan ve Merve ile 19. Ulusal Biyoloji Kongresi için katılım ücretlerimizi yatırdık. Eh artık yapmamız gereken tek şey 23 Haziranı beklemek. Bu büyük organizasyona ev sahipliği yapacak olan üniversitenin öğrencisi olduğum için kendimi şanslı görüyorum. Belki de başka bir üniversite de olsaydı gitmeyecektim bu kongreye. Aslında ücretler bir öğrenci için pahalı denilebilir hatta denilebilir demek de yanlış bence pahalı. Bir de konaklama ücreti vermekten kurtulmuş olmam da bana kar kalan ikinci bir nokta. Fakat biyoloji alanında birbirinden deneyimli kişilerin sözlü ve/veya poster sunumlarını izleyecek olmak gerçekten beni şimdiden heyecanlandırıyor diyebilirim.

 

Kongre programındaki geziler diğer illerden gelecek kişiler için gerçekten güzel hazırlanmış. 2 tane bahar okulu düzenlerken bizim de çok önem gösterdiğimiz gibi gezilerin güzelliği de gelecek olan kişiler için cezbedici. Diğer illerden bir çok kişi ile tanışma fırsatımız olmuştu bahar okulları süresince ve gelip de yöremizi beğenmediğini söyleyeni şimdiye kadar hiç duymadım. Tabii bu kongre için gelecek olan kişilerin bir çoğunun geziden başka amaçları olacağı da ortada. Çünkü dediğim gibi gerçekten bu alanda ülkemizde isim yapmış kişilerin gelecek olması hatta yurt dışında çalışmalarına devam eden Türk bilim adamlarının gelecek olması bulunmaz bir nimet.

 


Sözlü veya poster bildirimi başvurusu yapmak için artık çok geç ama çeşitli kongrelere gitmeyi planlayan arkadaşlarıma birinci sıraya yazmak için gerçekten bulunmayacak bir nimet. Ayrıca 2 yılda bir yapılıyor yani bir sonraki 2010′da. Gelmeyi düşünenlerle Trabzon’da görüşmek dileğiyle…

KTÜ Ders Seçim Olimpiyatları 2008

Yeni dönemin başlamasına bir hafta gibi kısa bir süre kaldı. Bugün bütün KTÜ öğrencileri gibi benim için de önemli bir gün çünkü ders kayıtlarımızı yap(A)mıyoruz. Daha önceki yıllarda olduğu gibi saat 13.00 da başlayacak olduğunu düşündüğümüz için erken kalkmak gibi bir stres içinde olmadık çoğumuz. Hatta internete girdiğimizde ders kayıtlarının 13.30 da başlayacak olduğunu görüp biraz daha rahatladığımız söylenebilir.


Tabi hepsi buraya kadar. Buradan sonra bu rahatlık yerini strese verdi. 13.30 a kalan dakikaları saymakla başladık işe daha sonra “ee süre doldu site nerde” soruları havada uçuştu. Nihayet sitenin öğrenci numarası ve şifre girme yeri geldi ve içimizden “işte buu tamam hallettim yapıyorum hemen” gibi sevinç nidaları attık. Ama iş bu kadar basit değildi daha önümüzde açılması gereken 3 parçaya bölünmüş bir seçim sayfası vardı. Ve ardından da bu seçim sayfasını onayladığımızda kaydınız tamamlanmıştır yazısını görmemiz gerekiyordu.


Zar zor son aşama hariç yapmayı başardım. Yani kayıt sayfasına girdim şifre ve numaramı yazdım, 3 parçalı sayfa geldi, ders seçimlerimi yaptım, kaydet butonuna bastım. Ve ne göreyim karşımda garip bir sayfa. Sürekli yazılar efenim apacheymiş bilmemneymiş ben ne anlarım yahuuu dedim tabii ki de.


Eh içime bir kurt düştü acaba seçimim onaylandı da mı site uçtu onaylanmadan mı uçtu. Bir yandan siteye hiç giriş yapamamış arkadaşların durumları bir yandan acaba oldumu diye benim kontrol çabalarım. Ama en sonunda aşağıdaki resmi çekmeyi başardım. :) Ders Kayit


Haa unutmadan şuan saat 14.22 ve bir çok arkadaşım daha ders kaydı sayfasına erişme şansını yakalayamadı. Bunun yorumlarını da sizlere bırakıyorum.

İnternet Hep Açık

Son zamanlarda bilgisayarım için bir 5+1 almayı planlıyorum. Genellikle bir kaç internet sitesinden fiyat & özellik ( daha çok fiyat özellik yerine yorumları okuyorum inanın daha çok işime yarıyor ) araştırıp sonra kendi bulunduğum yerdeki mağazalara gitmeyi tercih ederim alışverişlerde. Ama çok önemli yani yolda çok fazla hasar görme riski olan parça değilse internet üzerinden almayı da tercih ettiğim söylenebilir.

Zaten çoğu istediğim parçayı Trabzon’da bulmak zor olduğundan ya İstanbula gidip alıyorum ya da mecburen ( pişman olduğum söylenemez ) internetin nimetlerinden yararlanıyorum. Günümüzde hala internetin alışverişlerdeki güvenliğine inanmayanlar çok ama bugüne kadar milyarları bulan alışverişler yaptım önemli olan bence sitenin güvenilirliği. Sorun yaşattığı söylense de hepsiburada.com alışverişte en çok uğradığım yer. Gittigidiyor, Acikakademi , Pragprog.com ve son olarak Gigatek de alışveriş yaptığım diğer siteler ki şimdiye kadar hiçbirinde çok büyük bir sorun yaşamadım. Hatta bir ipucu verecek olursak eğer bilgisayar ile ilgili bir alışveriş yapacaksanız Gigatekte üye olup üye girişi yapmadan almamanızı tavsiye edebilirim. ( En sonda yazmamın nedeni de assolist olarak gördüğümdendir )

En basitinden şu sıralar almayı planladığım ses sisteminin en ucuz olan hepsiburada.com da 94.16 ytl olduğunu, gigatekte ise 90.20 ytl ye satıldığını görebilirsiniz. Tabi bu kadar olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü gigatek üyelerine aynı ürünü 83.26 ytl den satışa sunuyor. 5$ indirim sağlayarak aynı ürünü ucuzun ucuzuna alma şansını yakalayabiliyorsunuz. Hepsiburada ile yaşamış olduğum tek problem faturalarımın gönderilmesinin unutulması ve bunu bildirdiğimde hemen postalanması idi fakat gigatekte bu sorunu da yaşamadım faturalarım kargomla beraber geldi.

Yazımın asıl nedenine gelecek olursak günlerdir baktığım Creative A500 ürününe bir de yakından göz atmak için bugün Meydan’a ( Trabzonun merkezi diyebiliriz ) gittim. Bir başka işim daha olması sebebiyle zamanımı tamamen boşa harcadığımı söylemek istemiyorum ama alışveriş için harcadığım zamanın boş olduğu bir gerçek. Çünkü nedense hiç bir bilgisayar mağazasını açık halde bulamadım. Tamam günlerden pazar ama ilin en işlek sokağı olan “cazibe merkezi olanUzun Sokak‘ta giyim ürünleri satan yerler dışındaki bütün dükkanların kapalı olmasına anlam veremedim. Eve geldim kuruldum bilgisayarımın başına ve sanırım görmeden alma riskini alarak gigatekten sipariş edeceğim.

Neden mi? Cevabı çok basit : İnternet Hep Açık…